F. William Engdahl nabucco süresci

ABD’nin Avrupa Birliği ve Avrasya üzerinde toplam enerji kontrolü stratejisi

Nabucco Türkiye AB ve Obama jeopolitiği

Barack Obama Başbakan Recep [Tayyip] Erdoğan ve diğer önde gelen Türk yetkililerle yüksek profilli bir toplantının düzenlendiği Ankara’da yeni başkan olarak yaptığı ilk yabancı ziyaretlerden birini gerçekleştirdi. Obama burada klasik “at ticareti” yaptı. Anlaşmanın merkezinde “Türkiye’nin AB üyeliği için sizi destekleyeceğim; siz de Ermenistan’la diplomatik kapıları açın” sözü bulunuyor gibi görünüyor. ABD Başkanı’nın NATO içindeki Türkiye etkisi ve benzeri konularda neler vaat ettiği ikincil önem taşıyor. Obama’nın amacı Türkiye’de Rus Gazprom’unun Güney Akım boru hattına dolaysız biçimde karşıt olan Almanya ve diğer AB ülkelerine yönelik büyük bir doğal gaz boru hattı inşa edilmesi konusunda var olan politik açmazı kırmaktı.


Nabucco, ABD’nin hem AB hem de tüm Avrasya üzerinde toplam enerji denetimi elde etme stratejisinin bütünsel bir parçasıdır. 13 Temmuz’da Ankara’da yapılan Nabucco imza töreniyle Obama’nın yumuşak diplomasisinin ilk meyveleri alınıyor gibi görünüyor. Ama bunun acı bir meyve olup olmayacağı sorunu belirsizliğini koruyor.


Önde gelen Cumhuriyetçi Parti dış siyaset isimlerinden Senatör Richard Lugar, 13 Temmuz’da Obama Yönetimi’nin temsilcisi olarak, tartışmalı Nabucco projesini onaylayan imza töreni için Ankara’ya gitti. AB Komisyonu Başkanı Barosso da Türkiye, Bulgaristan, Macaristan ve Avusturya hükümet başkanları ile birlikte toplantıya katıldı.


Nabucco projesi bitirildiği zaman ve bitirilmesi halinde, doğal gazı Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya vasıtasıyla Hazar bölgesinden, Ortadoğu’dan alarak, Orta ve Batı Avrupa doğal gaz piyasalarına ulaştıracak. Sırasıyla Gürcistan/Türkiye ve İran/Türkiye sınır bölgesinden başlayıp, Avusturya’daki Baumgarten’e kadar, 3,300 kilometrelik yolu en az 8 milyar dolar maliyetle kat edecek. Proje mevcut Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattına paralel ve yılda 20 milyar kübik metre doğal gaz taşıyabilecek. Boru hattının üçte ikisi Türkiye topraklarından geçecek.


Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, İran ve Irak potansiyel tedarikçiler olarak görülüyor.


Obama-Erdoğan görüşmelerine kadar Nabucco önemli ölçüde Türkiye’nin ilgi göstermemesi nedeniyle tıkanmıştı. Şu anda bütün bunlar değişiyor gibi görünüyor; Washington, Avrasya enerji denetimi üzerindeki yeni Büyük Oyun’da Moskova karşısında küçük bir başarı elde etti. En azından yüzeyde bu böyle. Gerçekse çok daha karmaşık.

Duyarlı jeopolitik Washington açısından Nabucco’nun önemi en üst sıralarda yer alıyor. ABD Senatosu daha yakınlarda enerji kaynakları üzerindeki denetimin küresel işleri nasıl etkilediği konusunda bir oturum düzenledi ki bu en azından, Woodrow Wilson’un 1913’te Rochefeller’e ait Standard Oil şirketinin çıkarlarını korumak için ABD Donanmasının Meksika-VeraCruz’a gitmesi emrini verdiği zamandan bu yana, ABD dış siyasetinin merkezinde yer alan bir konu.


Washington’da yaptıkları oturumda, ağustos Senatörleri özellikle planlanan Nabucco doğal gaz boru hattıyla ilgilendiler. Etkili Senato Dış İlişkiler Komitesi başkanı Senatör John Kerry, oturumlarda, belirgin bir azımsama ile “Dünyanın enerji kaynakları ile dünyanın istikrarsızlık kaynakları arasında çarpıcı bir çakışma var ve bunu dikkatle not etmeliyiz. İran, Irak, Sudan, Rusya, Kafkaslar, Nijerya ve Venezüella’nın tümü de enerji kaynağı sorunlarımızın ön sıralarında yer alıyor ama aynı zamanda jeopolitiğimizin de sınır çizgilerini oluşturuyor” yorumunda bulundu.


Demokrat Senatör(ün belirtmediği şey ise, bu ülkelerin, Soğuk Savaş’ın sonundan bu yana izlenen ABD dış siyasetinin Washington’un Çin ve Rusya dâhil Avrasya’nın olduğu kadar enerji bağımlısı Avrupa Birliği’nin ekonomik geleceği üzerindeki denetimini de artırmak için sınır devletleri haline getirilmeleri nedeniyle “jeopolitiğimizin sınır çizgilerini” oluşturduklarıydı. Washington için, bu denetim 1989 Kasım ayında Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana bütün ABD dış siyasetinin EN merkezi uğraşı oldu.


Nabucco’ya doğal gaz?


Nabucco’nun en önemli sorunu şu anda Türkiye’nin, boru hattının Bulgaristan’a kadar uzanan en uzun parçasını inşa etme konusundaki isteksizliği değil. Bu konuda anlaşmaya varıldı. Geriye kalan devasa sorunsa, boru hattını, hattı ekonomik anlamda pratik hale getirecek muazzam doğal gaz hacimleriyle kimin dolduracağı sorunu. Sorun burada çetrefilleşiyor.


Şu ana kadar Nabucco’nun temel doğal gaz kaynağı Bakü petrolünü Hazar Denizi’nden, Rusya’dan bağımsız olarak batıya taşımak üzere kurulmuş olan British Petroleum konsorsiyumu tarafından işletilen bir başka Anglo-Amerikan destekli boru hattını dolduran büyük petrol yataklarının da kaynağı olan Azerbaycan olacaktı. Washington’un, Bush-Cheney petrol jeopolitikasının çıkarları bakımından Moskova ile fazla dostane ilişkiler kuran eski Sovyet dönemi tilkisi Edourd Şevardnadze’yi devirerek, kararsız diktatör Mihail Saakashvili’yi iktidara getiren 2004 Gürcistan “Pembe Devrimini” desteklemesinin gerçek nedeni Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattıydı.


Ama şimdi Azerbaycan’ın Nabucco’yu uygun hale getirecek doğal gazı sağlamakta sorunları olabilir. Haziran’da, Azerbaycan, Rusya’nın Gazprom şirketiyle – Nabucco’nun boru hatlarını doldurmayı umduğuyla aynı alan olan- Şah Denizi yataklarının 2. Aşamasından doğal gaz sağlamak üzere bir anlaşma imzaladı.


Gazprom-Azeri anlaşması diğer satın alıcıların, Rusya’ya, Şah Denizi’nden alınacak doğal gazın fiyatını, Nabucco’yu ticari bakımdan Rusya’nın Güney Akımının rakibi olarak karlı hale getirmek açısından fazla yüksek fiyatlara çekerek, (Avrupa’nın Rusya’nın doğal gazına olan bağımlılığını azaltma niyetinde olan) Nabucco projesini tıkamak hatta öldürmekte olası bir kaldıraç sağlayan Gazprom’u saf dışı bırakması gerektiğini gösteriyor. Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev, hem Rusya hem de AB-Washington’la, en yüksek fiyat için birini diğerine kırdırarak, bir kedi fare oyunu oynuyor gibi görünüyor.


Gazprom Şah denizi doğal gazının bir kübik metresi için olağandışı yüksek bir fiyat olan 350 doları ödemeyi kabul etti ki bu Gazsprom’daki kontrol menfaatlerinin sahibi Moskova’nın açıkça ekonomik değil politik bir kararını yansıtıyor.


Washington yaşabilir bir Nabucco’nun tamamlanmasına yönelik umutları canlı tutmak açısından oynayacak çok az karta sahip. Azerbaycan doğal gaz satmayı kabul etse ve Nabucco da Gazprom ile rekabetçi temelde bunu almaya karar verse bile, sanayi kaynakları Azeri doğal gazının boru hattını doldurmak için tek başına yeterli olmayacağını söylüyorlar. Geriye kalan doğal gaz nereden gelecek?


Olası yanıtlardan birisi Irak: ikincisi İran. Her ikisi de Washington için yumuşak bir biçimde söylemek gerekirse devasa jeopolitik sorunlara sahipler.


Senatör Lugar, Nabucco’nun imzalanmasına gözlemci olmak için gittiği Ankara ziyaretinin hemen sonrasında, Senato’daki meslektaşlarına, Nabucco’nun doğal gaz sorununun yanıtının Irak’ta yatabileceğini söyledi, bu ülkenin Nabucco doğal gazının yarısını sağlayabileceğini iddia etti.


Lugar, “ideal olarak, dünyaya açılan yolda, birleşik bir Irak’tan gelen doğal gaz -ve belki de zaman içinde petrol kaynakları- bu tür bir sermaye sunabilir ki bu şahane bir olay ve tarihlerinin bu çok trajik döneminin harika bir sonu olabilir” dedi. İdeal olarak kulağa hoş geliyor. Pratik olarak ise, ABD’nin Irak çapındaki dev kalıcı askeri üsler ağını sürdürmesi halinde bile, Irak doğal gazının Kürtlere, Ankara tarafından hiç de tutkuyla istenmeyen bir biçimde yeni bir zengin gelir kaynağı sağlayarak Kürt bölgelerinden geçerek Türkiye’ye gelmesi ayrı bir sorun.


Dünyanın Rusya’dan sonra belirlenmiş olan ikinci en büyük doğal gaz rezervlerine de sahip olan ikinci seçenekse, İran.


Destur! Bu Washignton’da bugünlerde kullanılan jeopolitik anlamda doğru haritaya hiç de uygun değil.


RIA Novisti’nin bildirdiğine göre, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hem Rusya hem de İran’ı Nabucco projesine katılmaya davet etti. “İran’ın koşullar el verdiğinde projeye katılmasını istiyoruz ve ayrıca Rusya’nın da katılmasını arzu ediyoruz” dedi.


Tahran ise, kedi fare oyunuyla kendi cephesinden eğleniyor: Ulusal İran Doğal Gaz İhraç Şirketi yönetici müdürü Rıza Kasaiizade, Nabucco’nun Ankara imzalarının atıldığı gün, “Avrupa şirketleri projenin İran’ın tedarikçi olması durumunda ekonomik anlamda meşrulaşacağı gerçeğini anladılar” dedi. Haklı olarak, Nabucco boru hattına İran doğal gazını sunmanın en ekonomik alternatif olduğunu iddia etti. “Politik itirazlara karşın, İran kendisini projenin potansiyel bir tedarikçisi olarak görmektedir” diye ekledi. Bunlar Washington’da hoş karşılanmadı.


Avrasya Enerjisi İçin Dış İşleri Bakanlığı Özel Elçisi Richard Morningstar, Senato’ya İran’ın, Tahran nükleer programı üzerindeki itilafı çözmeyi kabul edene kadar Nabucco’dan yarar sağlamaması gerektiğini söyledi. “Karşılığında mutlak anlamda hiçbir şey elde etmediğimiz bir zamanda, İran’ı Nabucco’daki bir projeye dâhil etmeye teşvik etmek açısından kesinlikle en kötü zamandayız” dedi. Üstelik Nabucco’nun İran’ın uluslararası toplulukla daha iyi işbirliğinin ve uzlaşmasının sağlanması için bir teşvik olarak kullanılması gerektiğini de bildirdi.


Neden Ermenistan?


İran doğal gazını Nabucco ile Avrupa’ya doğal taşıma yolu, İran, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye arasına sıkışmış olan küçük ve katı biçimde bağımsız bir ülke olan Ermenistan’dan geçiyor. 2007 başlarında, İran doğal gazını Ermenistan’a taşıyan küçük bir boru hattı açıldı. İkinci bir boru hattı, inşa edilmesi halinde, potansiyel olarak İran’a doğal gazını Türkiye ve Nabucco aracılığıyla Avrupa piyasalarına taşıma olanağı sağlayacak. Bu da Obama’nın Ankara ile Ermenistan arasında Birinci Dünya Savaşı sırasındaki Ermeni soykırımı iddiaları hakkındaki uzun süreli gerilimin çözümlenmesinin Başbakan Erdoğan ile bu Nisan ayında yapılan görüşmelerde neden öncelik haline getirildiğini açıklamaya başlamaktadır.


Obama’nın danışmanlarının Cheney ve Bush’tan çok daha kurnaz bir jeopolitik oyun oynadıkları görülüyor. Washington, Türkiye, Ermenistan ve hatta nükleer heveslerini bir yana bırakırsa Tahran’a bile birkaç sulu finansal havuç uzatarak, Moskova’nın AB’ye giden Avrasya enerji kaynakları üzerinde önemli bir denetimi elinde bulundurma girişimine karşı dev bir İngiliz anahtarı fırlatmayı umuyor. Bu girişimse ABD’nin, Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nde inşa edilmekte olan yanlış biçimde isimlendirilmiş füze savunma kalkanından Rusya’nın güvenliğine yönelik olarak yükseltilen tehditlerin ortasında daha istikrarlı AB-Rusya ilişkilerini güvence altına almaya yönelik büyük bir kaldıraç olarak planlanmıştı.


Bu ikinci noktada önemle vurgulanmalıdır ki Obama Rusya’daki en son zirve görüşmelerinde bu konuda tek bir santim ödün bile vermeyi reddetti. Bunun nedeni Washington’un Avrasya kıtası üzerindeki jeopolitik kontrol gündeminin bu noktada, gerilemekte olan Amerikan Yüzyılı’nın hegemonyasını korumanın tek aracı olması. Slogan ya Tam Ölçekli Hâkimiyet ya da hiç olacakmış gibi görünüyor.


Globalresearch sitesindki US Strategy of Total Energy Control over the European Union and Eurasia/Nabucco Turkey EU and Obama Geopolitics isimli İngilizce orijinalinden Sendika.Org tarafından çevrilmiştir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !